TCMB’den Enflasyon Mesajı: 2026 Tahmini Yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu sunumunda 2026 yılına ilişkin enflasyon tahmin aralığının yukarı yönlü güncellendiğini açıkladı. Buna göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 13–19 bandından yüzde 15–21 aralığına çıkarıldı. Ancak 2026 için belirlenen yüzde 16’lık ara hedefte değişiklik yapılmadı.
Karahan, 2027 yılı için yüzde 9’luk ara hedefin korunduğunu, 2028’de ise enflasyonun yüzde 8 seviyesine gerilemesinin amaçlandığını belirtti. Orta vadede nihai hedefin yüzde 5 düzeyinde fiyat istikrarı olduğu vurgulandı.

Ocakta üst banda yakın gerçekleşme
Sunumda, ocak ayında enflasyonun tahmin aralığının üst bandına yakın seyrettiğine dikkat çekildi. Özellikle gıda fiyatlarındaki artışın belirleyici olduğu belirtilirken; yılbaşı fiyat güncellemeleri, ücret artışları ve yönetilen-yönlendirilen fiyatların aylık enflasyona yukarı yönlü katkı yaptığı ifade edildi.
Ana eğilim göstergelerinde ocakta sınırlı bir yükseliş görüldüğünü aktaran Karahan, bu nedenle para politikasındaki sıkı duruşun önemini koruduğunu söyledi. Şubat ayında da gıda kaynaklı baskıların sürdüğünü belirten Karahan, mart itibarıyla ana eğilimde normalleşme beklediklerini kaydetti.
Kira enflasyonunda yavaşlama sinyali
Hizmet enflasyonuna özel vurgu yapan TCMB Başkanı, kira kaleminde uzun süredir devam eden katılığın zayıflamaya başladığını dile getirdi. Mevsimsellikten arındırılmış veriler ve öncü göstergelerin aylık kira enflasyonunda belirgin bir yavaşlamaya işaret ettiğini belirten Karahan, yıl sonunda kira enflasyonunun yüzde 30–36 aralığına gerileyebileceğini öngördüklerini açıkladı.
Deprem sonrası oluşan konut arz-talep dengesi, demografik gelişmeler ve geçmiş enflasyona endeksleme davranışının kira fiyatlarında atalet yarattığını ifade eden Karahan, hizmet enflasyonundaki düşüşün 2026 hedeflerine ulaşmada kritik rol oynayacağını vurguladı.
Politika faizi yüzde 37’ye çekildi
Para politikası adımlarına ilişkin bilgi veren Karahan, aralık ayında politika faizinin yüzde 39,5’ten yüzde 38’e, ocakta ise 100 baz puanlık indirimle yüzde 37 seviyesine düşürüldüğünü hatırlattı. Buna karşın sıkı para politikası duruşunun sürdürüldüğü mesajı verildi.
Mevduat ve kredi faizlerinin politika faizine paralel gerilediğini belirten Karahan, toplam kredi büyümesinin ocak sonu itibarıyla yüzde 32’ye yükseldiğini açıkladı. Bireysel kredili mevduat hesaplarına büyüme sınırı getirildiği, yabancı para kredi büyüme limitinin ise aşağı çekildiği bildirildi.
Rezervlerde artış, risklerde temkin
Rezerv gelişmelerine de değinen Karahan, brüt rezervlerin 6 Şubat itibarıyla 208 milyar dolara ulaştığını, swap hariç net rezervlerin ise 78 milyar dolar seviyesine çıktığını söyledi. Tahvil faizlerinin tüm vadelerde gerilediğini belirten Karahan, dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesiyle risk göstergelerinde iyileşmenin devam edebileceğini ifade etti.
Sunumda küresel ekonomiye ilişkin risklere de dikkat çekildi. Ticari gerilimlerin azalsa da jeopolitik risklerin arttığı, enerji ve emtia fiyatlarındaki oynaklığın sürdüğü kaydedildi. Gıda enflasyonundaki yüksek oynaklığın ise beklentiler üzerinde önemli bir risk unsuru olmaya devam ettiği vurgulandı.
Karahan, para politikası kararlarının veri odaklı ve toplantı bazlı alınacağını belirterek, ihtiyatlı duruşun süreceği mesajını verdi. TCMB, güncellenen tahmin aralığına rağmen ara hedefleri koruyarak dezenflasyon sürecine bağlılığını yineledi.










