Dolar 43,9842
Euro 51,1950
Altın 7.307,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 16°C
Açık
Hatay
16°C
Açık
Sal 18°C
Çar 17°C
Per 17°C
Cum 16°C

    Hatay’da Depremin Psikososyal Yıkımı Derinleşiyor

    Hatay’da Depremin Psikososyal Yıkımı Derinleşiyor
    Tekil Yazı Reklamı - 1
    7 Şubat 2026 11:39
    67
    A+
    A-

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından hazırlanan “Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu”, depremin üçüncü yılında Hatay’da sağlık, barınma ve psikososyal iyilik hâlinin iyileşmek bir yana, birçok başlıkta kronikleştiğini ortaya koydu. Raporda özellikle sağlık altyapısındaki yetersizlikler, devam eden barınma krizi ve toplumsal travmanın derinleşmesi dikkat çekti.

    IMG 20260206 WA0143

    Raporun kamuoyuna açıklanması sırasında değerlendirmelerde bulunan Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, depremin yalnızca fiziki yıkıma yol açmadığını, kentin belleğini ve insan ilişkilerini de derinden sarstığını vurguladı. Yılmaz, “Deprem bizim için geçmişte kalmış bir afet değil, hâlâ sürüyor” dedi.

    “Deprem bizim için bitmedi”

    TTB-SES raporunda, deprem bölgesinde yaşayan çok sayıda kişinin yaşananları geride kalmış bir felaket olarak değil, her gün yeniden deneyimlenen bir süreç olarak tanımladığı belirtildi. Dr. Yılmaz da bu durumu,
    “6 Şubat 2023’te çoğumuz için hayat durdu. Deprem bizim için bitmedi, hâlâ devam ediyor”
    sözleriyle ifade etti.

    Raporda, süregelen inşaat gürültüleri, altyapı sorunları ve belirsiz yaşam koşullarının deprem anını sürekli tetiklediği, bunun da psikososyal iyilik hâlini olumsuz etkilediği vurgulandı.

    Hatay’da sağlık sistemi hâlâ toparlanamadı

    Raporun en dikkat çekici başlıklarından biri sağlık alanındaki eksiklikler oldu. Hatay’da depremde yıkılan ya da ağır hasar alan hastanelere ait yaklaşık 1.200 yatak kapasitesinin hâlâ telafi edilemediği, çok sayıda Aile Sağlığı Merkezinin konteynerlerde hizmet vermeyi sürdürdüğü belirtildi. Yaklaşık 60 bin kişinin birinci basamak sağlık hizmetlerine erişemediği kaydedildi.

    Bu tabloya dikkat çeken Dr. Yılmaz, yanlış yer seçimiyle yapılan sağlık yatırımlarının ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek,
    “Olmaması gereken yerlere devasa hastaneler yapıldı. Uyarılar dikkate alınmadı, depremde yıkıldı. Şifa dağıtması gereken hastaneler mezarlığa dönüştü”
    ifadelerini kullandı.

    IMG 20260206 WA0149

    “Ev değil, yuva istiyoruz”

    TTB-SES raporunda barınma sorununun yalnızca bir çatı meselesi olmadığına dikkat çekilirken, aidiyet, güvenlik ve toplumsal bağlarla doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı. Dr. Yılmaz bu durumu,
    “Hataylılar sadece dört duvardan oluşan TOKİ evleri değil, yuva istiyor. Komşularını, mahallelerini istiyor”
    sözleriyle özetledi.

    Raporda, uzun süreli konteyner yaşamının bağımlılık, şiddet ve suç risklerini artırdığı, toplu konut projelerinin ise mahalle dokusunu parçaladığına dikkat çekildi.

    “Makyajlanmış kentler gerçeği gizliyor”

    Raporda yer alan bir diğer önemli tespit ise deprem bölgelerinde oluşturulan “makyajlanmış kent” algısı oldu. Belirli günler öncesinde temizlenen ve düzenlenen alanların, günlük yaşamda devam eden elektrik, su ve ulaşım sorunlarını gizlediği ifade edildi.

    Bu duruma tepki gösteren Dr. Yılmaz,
    “Hatay’ı bir vitrin kentine, bir Potemkin köyüne çevirmek isteyenleri değil; acımızı anlayan yöneticiler istiyoruz”
    dedi.

    Kadınlar, çocuklar ve gençler en kırılgan gruplar

    Raporda, deprem sonrası dönemde kadınların artan bakım yükü ve güvencesiz emek nedeniyle daha fazla yıprandığına dikkat çekildi. Çocuklar ve gençler açısından ise eğitimden kopma, umutsuzluk ve riskli davranışlarda artış yaşandığı vurgulandı.

    Adalet çağrısı

    TTB-SES raporu, kamusal süreçlerdeki belirsizliklerin ve adalet duygusunun zedelenmesinin toplumsal ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Dr. Yılmaz da bu noktada adalet vurgusu yaparak,
    “Biz adalet istiyoruz. İhmali olan herkes yargılansın ama adil yargılansın”
    ifadelerini kullandı.

    “Hatay yeniden inşa değil, yeniden yaşam istiyor”

    Raporda, afet sonrası iyileşmenin kendiliğinden gerçekleşmeyeceği belirtilerek; barınma, sağlık, geçim, adalet ve toplumsal bağları birlikte ele alan hak temelli politikalar çağrısı yapıldı.

    Dr. Sevdar Yılmaz ise Hatay’ın talebini şu sözlerle özetledi:
    “Biz medeniyetler şehri Hatay’ı istiyoruz. Kiliselerin, havraların müzeye dönüştüğü değil; yaşamın sürdüğü bir Hatay istiyoruz.”

    Tekil Yazı Reklamı - Alt
    Haber Editörü
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.