Hızlı Tren Hattı Hatay’sız mı Olur?

Gaziantep–Mersin Hızlı Tren Projesi’nde sona yaklaşılırken, 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen illerin başında gelen Hatay’ın güzergâh dışında bırakılması kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Yıllardır gündemde olan Hatay bağlantısının projeye dâhil edilmemesi, “fırsat kaçtı mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun son açıklamalarına göre; Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Hızlı Tren Hattı ile mevcut 361 kilometrelik mesafe 312,5 kilometreye düşürülecek. Saatte 200 kilometre hızla çalışacak hatta yolculuk süresi 6 saat 23 dakikadan 2 saat 15 dakikaya inecek. Projenin yıllık 3,1 milyon yolcu ve 37,1 milyon ton yük taşıması hedeflenirken, hattın 2028 yılında tamamlanması planlanıyor.
Ancak dev yatırımın haritasında Hatay’ın yer almaması, deprem sonrası toparlanma sürecindeki kentte ciddi soru işaretleri doğurdu. Ekonomik kalkınma, lojistik güçlenme ve bölgesel entegrasyon açısından hızlı trenin Hatay’a sağlayacağı katkı, uzun süredir tüm paydaşlar tarafından dile getiriliyor.
Hatay Bağlantısı Yıllardır Gündemde
Gazeteci Mustafa Dilek’in derlediği bilgilere göre, Hatay’ın hızlı tren hattına bağlanması yeni bir talep değil. Konu ilk kez 2018 yılında TBMM gündemine taşındı. MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Gaziantep–Nurdağı ve Osmaniye–Toprakkale eksenli planlanan hattın Hatay’a uzatılıp uzatılamayacağını sormuş, İskenderun–Antakya otoyolu ve Dörtyol–Hassa Tüneli ile entegre bir demiryolu hattının mümkün olup olmadığını gündeme getirmişti.
2020’li yılların başında Hatay kamuoyunda hızlı trenin stratejik önemi sıkça vurgulandı. Aynı dönemde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Mersin’i Adana, Osmaniye ve Gaziantep’e bağlayacak yüksek hızlı elektrikli demiryolu projesi için çalışmalara başladı. Ancak finansman sorunları nedeniyle proje uzun süre yatırım programında bekledi.
Bu engel, Temmuz 2023’te İngiltere İhracat Finansmanı Dairesi’nin (UKEF) sağladığı 680 milyon sterlinlik krediyle aşıldı ve proje fiilen başladı. Ne var ki bu süreçte Hatay’ın proje kapsamına alınmaması, kamuoyunda yeterince güçlü bir tepkiyle karşılık bulmadı.
“Atı Alan Üsküdar’ı Geçti” Eleştirisi
2023 ve 2024 boyunca süren tartışmaların ardından iktidar cephesinden ilk net açıklama, AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel’den geldi. Aralık 2024’te yapılan açıklamada; Amanos Tüneli’nin iki karayolu ve bir demiryolu tüpü olmak üzere üç tüplü şekilde planlandığı, İskenderun’dan ovaya ve Hatay Havalimanı’na uzanacak demiryolu ağlarıyla kentin demiryollarıyla örüleceği ifade edildi. Ayrıca Dörtyol–Hassa otoyol ve demiryolu projesi kapsamında yaklaşık 20’şer kilometrelik demiryolu hatlarının planlandığı kaydedildi.
Ancak mevcut hızlı tren hattının 2028’de tamamlanacak olması, Hatay’ın bu projeye kısa vadede dâhil edilmesini zorlaştırıyor. Uzmanlara göre artık mesele yalnızca yerel değil; bölgesel ve stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalı.
Asıl Soru: Hatay Neden Hep Dışarıda?
Tartışmalar sadece ulaşım boyutuyla sınırlı değil. Hatay’ın sanayide neden demir-çelik eksenine sıkıştığı, tarım sanayisi, katma değerli üretim, markalaşma ve lojistik entegrasyonun neden yeterince geliştirilemediği soruları da yeniden gündeme geliyor.
Depremin yaralarını sarmaya çalışan Hatay için hızlı tren, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; ekonomik canlanma, istihdam artışı ve bölgesel rekabet gücü anlamına geliyor. Kamuoyunda yanıt bekleyen temel soru ise hâlâ net: Hızlı tren Hatay’sız olur mu?










