Hüseyin Yayman ve Zor Konularda Cesaret: İmralı Tartışmalarına Olgun Bir Yaklaşım
Adem KARAGÖZ
Türkiye siyasetinde bazı başlıklar vardır ki, konuşulması bile cesaret ister. İmralı meselesi işte böyle bir konu…
Gündeme her geldiğinde tansiyon yükselir, herkes pozisyonunu yeniden belirler ve kamuoyunda büyük dalgalar oluşur. Bu sert zeminde siyasetçilerin çoğu susmayı tercih ederken, Hüseyin Yayman’ın diyalog, akıl ve devlet aklının üstünlüğünü savunan yaklaşımı dikkat çekiyor. Çünkü Yayman, meseleyi bir tartışma başlığı değil, Türkiye’nin bütünlüğü, toplumsal huzuru ve geleceği açısından stratejik bir zemin olarak okuyan bir çizgiye sahip.
◆ Yayman’ın yaklaşımı: Korkularla değil, sağduyuyla hareket
Hatay gibi çok kültürlü, çok sesli ve hassas bir coğrafyanın temsilcisi olan Yayman, yıllardır siyasette “çatışma değil çözüm, gerginlik değil sağduyu” çizgisiyle tanınıyor.
İmralı tartışmaları ne zaman gündeme gelse Yayman’ın duruşu şu mesajı veriyor:
“Devlet, milletin birliğini ilgilendiren konularda duygusallıkla değil, akıl, hukuk ve güvenlik dengesiyle hareket eder.”
Bu, siyasette çok az kişinin cesaret ettiği bir cümledir.
Çünkü mesele sadece bir adanın ismi değil; Türkiye’nin geleceğidir.
◆ Hatay’ın temsilcisi olarak barışçı dil
Depremin yaralarını sarmaya çalışan Hatay, bugün Türkiye’nin en kırılgan şehirlerinden biri. Yayman’ın bu kırılgan yapıyı çok iyi okuyan politik tarzı, İmralı gibi hassas konularda da yankı buluyor.
Onun yaklaşımı şudur:
Devletin bütünlüğünü koruyan bir çizgi
Teröre karşı sıfır tolerans
Toplumsal huzuru gözeten bir dil
Yarına dönük bir Türkiye vizyonu
Bu nedenle Yayman’ın meseleye olumlu, soğukkanlı ve dengeli yaklaşımı toplumda güven duygusunu artırıyor.
◆ Türkiye’nin yararına olan her adımı destekleyen tavır
Hüseyin Yayman, İmralı tartışmalarına bakarken meseleyi kişisel bir siyasi hamle değil, Türkiye’nin uzun vadeli çıkarları üzerinden okumayı tercih ediyor.
Bu perspektif, siyaset dilini şu noktada birleştiriyor:
“Türkiye’nin güvenliği, huzuru ve birlik beraberliği için atılan her adıma destek verilir; doğruya doğru, yanlışa yanlış denir.”
Ne popülizm var, ne hamasi söylemler.
Siyasette nadir bulunan bir tutarlılık…
◆ Dengeli siyaset, güçlü devlet aklı
Yayman’ın yaklaşımı şunu anlatıyor:
Devlet, kritik konularda konuşur ama acele etmez.
Adım atar ama gösteriş için atmaz.
Hassas süreçleri yönetir ama gürültü koparmaz.
Bu tavır, hem Ankara’da hem Hatay’da karşılık bulan bir güven duygusu oluşturuyor.
İmralı gibi Türkiye’nin en hassas başlıklarından biri gündeme geldiğinde, çoğu kişi geri çekilir.
Ama Hüseyin Yayman’ın çizgisi net:
“Türkiye’nin yararına olacaksa konuşulur, yapılacaksa yapılır. Önemli olan devletin güçlü, milletin huzurlu olmasıdır.” Bu tutarlı, akılcı ve pozitif yaklaşım; Yayman’ı Hatay’da olduğu kadar Ankara’da da değerli kılan en önemli özelliklerden biri.
