Dolar 43,2669
Euro 50,3272
Altın 6.490,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 8°C
Çok Bulutlu
Hatay
8°C
Çok Bulutlu
Pts 9°C
Sal 11°C
Çar 8°C
Per 6°C

    Samandağ’da Suriye İçin Sert Mesaj

    Samandağ’da Suriye İçin Sert Mesaj
    Tekil Yazı Reklamı - 1
    29 Aralık 2025 16:00
    192
    A+
    A-

    Hatay’ın Samandağ ilçesindeki Hz. Hızır Parkı’nda, Suriye Halklarıyla Dayanışma Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Suriye’de HTŞ yönetimi altında yaşandığı öne sürülen ağır hak ihlalleri, mezhepçi uygulamalar ve Alevi toplumuna yönelik saldırılar kamuoyunun gündemine taşındı.

    Basın açıklamasına Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay da katıldı. Platform adına yapılan değerlendirmede, “Yeni Suriye” ve “Suriye’de yeni dönem” söylemleriyle sunulan HTŞ yönetiminin birinci yılını doldurduğu hatırlatılarak, bu süreçte halkların iradesinin dışlandığı bir yönetim anlayışının kurumsallaştığı savunuldu.

    Açıklamada, HTŞ’nin eşitlik ve özgürlük temelinde bir toplumsal yapı inşa etmek yerine baskı, şiddet ve zor yöntemlerini esas alan bir iktidar modeli oluşturduğu ileri sürüldü. Bu yönetim anlayışının, katliamlar ve sistematik hak ihlalleriyle varlığını sürdürdüğü ifade edildi.

    “Meşruiyeti Olmayan Bir İktidar”

    Platform, 8 Aralık sonrası Suriye’de suç ve şiddet geçmişiyle bilinen silahlı yapıların iktidara taşındığını belirterek, bu durumun emperyalist güçler ve bölgesel işbirlikçiler eliyle sürdürüldüğünü savundu. Açıklamada, söz konusu yönetimin halklar nezdinde hiçbir meşruiyetinin bulunmadığı ve ülkeyi yönetme kapasitesinden yoksun olduğu iddia edildi.

    Bu süreçte özellikle Arap Alevilerinin yanı sıra Dürziler, Kürtler ve Hristiyanların da sistematik baskı, tehdit ve saldırılara maruz kaldığı vurgulandı.

    WhatsApp Image 2025 12 29 at 12.07.15 1

    “Mart 2025 Olayları Soykırım Niteliğinde”

    Basın açıklamasında, Mart 2025’te yaşanan olaylara özel bir yer ayrıldı. 6-8 Mart tarihleri arasında yoğunlaşan saldırıların, Suriye tarihinin en ağır katliamları arasında yer aldığı belirtilerek, uluslararası hukuk açısından bu sürecin soykırım kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

    Platformun paylaştığı bilgilere göre, HTŞ’ye bağlı silahlı gruplar tarafından 15 binden fazla Alevi yurttaşın yaşamını yitirdiği, köylerin basıldığı, toplu infazların gerçekleştirildiği, kadınların kaçırıldığı ve çok sayıda kişinin toplu mezarlara gömüldüğü öne sürüldü.

    Açıklamada ayrıca, yaşananlara rağmen uluslararası kamuoyunun sessiz kaldığı, Türkiye’de iktidara yakın medya organları ile bazı Batılı medya kuruluşlarının süreci görmezden geldiği iddia edildi. Soykırıma dikkat çeken kişi ve kurumların ise baskı ve tehditlerle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.

    Alevilere Yönelik Baskıların Devam Ettiği İddiası

    Platform, Suriye’de Alevi toplumuna yönelik nefret söylemleri ve saldırıların sürdüğünü belirterek; infazlar, inanç merkezlerine yönelik bombalı saldırılar ile kadın ve çocuk kaçırmalarının devam ettiğini dile getirdi.

    Humus’ta son dönemde yaşanan olayların da emperyalist müdahaleler, mezhepçi politikalar ve karşı-devrimci şiddetin bir sonucu olduğu savunuldu. Açıklamada, bazı camilerin ibadet alanı olmaktan çıkarılarak silahlı mezhepçi yapıların ideolojik merkezlerine dönüştürüldüğü öne sürüldü.

    “Hedef Toplumsal Hafıza ve Birlikte Yaşam”

    Açıklamada, saldırıların yalnızca ibadethaneleri değil, Alevi toplumunun kamusal varlığını, tarihsel hafızasını ve birlikte yaşama iradesini hedef aldığı belirtildi. Yaşananların tarihsel bir arka plana sahip olduğu ifade edilerek, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi olayları hatırlatıldı.

    Talepler Kamuoyuna Duyuruldu

    Suriye’de Alevi halkının eşit yurttaşlık mücadelesini sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, şu talepler sıralandı:

    İnanç kimliklerinin resmen tanınması

    Tüm halkların inanç ve etnik kimliklerinin anayasal güvence altına alınması

    Halkların kendi kaderini tayin hakkının kabul edilmesi

    Kaçırma ve zorla yerinden etmelerin sona erdirilmesi

    Yaşananların soykırım olarak tanınması ve sorumluların yargılanması

    Açıklamada, Suriye Alevilerinin gerçekleştirdiği oturma eylemleri selamlanırken, bu eylemlere yönelik silahlı saldırıların HTŞ yönetiminin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.

    Basın açıklaması, Suriye’de Alevi halkının onurlu ve adil bir yaşam mücadelesiyle dayanışmanın sürdürüleceği mesajıyla sona erdi.

    Tekil Yazı Reklamı - Alt
    Haber Editörü
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.